Yağ Analiz Hizmetleri ve Raporlandırılması

Makinalarınızdaki Kullanılmış Yağların analizi neden önemli?

Zamanından önce değiştirdiğiniz yağlar nedeniyle masraflarınız çok mu yüksek?
Kullanım süresini geçirdiğiniz yağlar nedeniyle makinalarınızda oluşan arızalar canınızı mı sıkıyor?
Kısaca, iş makinalarınızdaki yağların değişim zamanını doğru olarak tespit etmek mi istiyorsunuz?

Çözüm: Yağlarınızın ve aşınma elementlerinin uluslararası test yöntemlerine göre ölçümü ile yağlarınızın durumunu ve makinanızın neresinde sorun oluşmaya başladığını önceden tespit edelim.

Bu sayede;

  • Makinalarınızda arıza oluşmadan önce bilginiz olsun, yüksek masraf çıkaran arızalar oluşmadan önleminizi alın
  • Zamanında yağ değişimi/ilavesi ile masraflarınızı düşürün
  • Gereksiz yağ kullanımınız azalacağından atık yağ sorununuz azalsın
  • Atık yağlarınızın oluşturduğu çevre sorunlarının azaltılmasına katkıda bulunun
 
Analiz sıklığı:
Bir durum izleme sisteminin uygulama aşamasında, bir bilgi veri tabanı oluşturmak için en az altı ayda bir analizler yapılmalıdır.

Bir yağ analizi şunları içermelidir:   

1. Element Kontrolü: Ekipmanlardan alınan yağ numunelerinde, sistemin değişik parçalarındaki aşınmalardan dolayı meydana gelecek aşınma elementleri miktarının PPM mertebesinde tespiti ve buna bağlı olarak sistemin ve sistemdeki yağın performansının belirlenmesidir.  Endüstriyel madeni yağ tüketicilerinin ortak isteği araç ve makinelerinden maksimum performansı en ucuz şekilde elde etmektir. Bu da yağdaki aşınma metalleri analizini yapmakla mümkün olur. 
2. Viskozite: Genellikle tanımlamada kinematik viskozite birimi olan cSt (centiStoke) kullanılır. Hidrolik ve dişli yağlarında viskozite açısından kullanım aralığı-%10 ilâ +%20'dir. Kalınlaşmış (viskozite si artmış) yağda aşırı derecede kirlilik ve/veya reçineleşme olduğunu gösterir. İncelmiş (viskozitesi azalmış) yağın viskozitesinin düşüklüğünün nedeni, yakıt karışması, yanlışlıkla ince yağ karıştırılması veya yağın yorulmasından kaynaklanan moleküler zincirlerin kopması olabilir. 
3. Partikül Sayısı (Yağ Kirliliği): Yağ kirliliği, ekipmanlarda çok önemli bir parametre olan ve hem yağın ömrünü hem de ekipmanın ömrünü ve arıza sıklığını tanımlayan bir unsurdur.  Ekipmanlarda kullanılan hidrolik ve dişli yağlarının kalitesini etkileyen en önemli unsur, partikül kirliliğidir. Zira partikül kirliliği, içerdiği elementlerle yağın kimyasını etkilediği gibi, tribolojik ve reolojik özellikleri ile aşınmalara neden olmaktadır. 
4. Asit seviyesi (TAN): Madeni yağlar, depolanmaları ve kullanılmaları süreci boyunca dış etkilere maruzdur. Bu etkilerin yağdaki en önemli sonucu, karbon (C) ve hidrojen (H) atomlarından oluşan moleküllere oksijen (O) girişini sağlayarak, yağın asite (COOH) dönüşmesidir. Oluşan değişik asitler, madenî yağın çalıştığı yüzeylerde aşındırıcı ve korozif etki yaratırlar. O nedenle, yağ imalâtçıları yağda asitleşmeyi dengelemek için, yağın içine alkalen katkı maddeleri katarlar. TAN (Total Acid Number - Toplam Asit Sayısı) değeri, yağın bir mililitresindeki asidi nötralize edecek alkalen madde potasyum hidroksit (KOH) miktarının gram olarak ifadesidir. 
5. Su içeriği (Nem Tayini): Yağda su, en tehlikeli dış etkilerin başında gelir. Zira suyun içindeki oksijen, karbon ve hidrojen ile birleşerek asit yapabildiği gibi, suyun bu özelliği ile temas ettiği yüzeylerde korozyona neden olduğu bilinmektedir. Su analizinde "PPM" (parts per million- milyonda bir) birimi kullanılır. 
6. Renk Tayini: Renk değişimi madeni yağın ana hammaddesi olan baz yağın rafinasyonundan kaynaklanmaktadır. Kaliteli bir motor yağı, içeriğindeki deterjan katıklar sayesinde, motorda oluşan kurum parçalarını dağıtarak bünyesine alır, metal yüzeylere yapışmalarını engeller. Bu nedenle rengi değişir. Dolayısıyla kirli görünen motor yağı görevini iyi yerine getiriyor demektir.